Bursa İmam Hatip Liseleri Mezunlari ve Mensuplari Forumu
Duyurular: Bursaihl.com Altın Öğütler
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 26 Mayıs 2012, 01:12:24


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Bursa İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Forumu - www.bursaihl.com

bursaimamhatip adlı kişiyi Twitter'da takip et - Paylaş
www.bursaihl.com Bursa İmam Hatip Liselerinin resmi web sitesi değildir.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fransızlar Ramazan ayını sevmeye başladı  (Okunma Sayısı 90 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
iRFaN
İrfan ERDEN (2000/11-A)

{ Vezir }
***

Puan : 306
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4.231


Ya olduğun gibi görün! Yada göründüğün gibi ol!


« : 19 Eylül 2008, 00:05:54 »

Avrupa'nın en kalabalık Müslüman nüfusuna ev sahipliği yapan Fransa'da Ramazan'a ilgi artıyor.



Herkese Bir Çorba Derneği'nin kurduğu çadıra günde iki bin kişi geliyor. Türkler de zaman zaman bu çadırda iftar açıyor.

Ramazan ayı, İslam dünyasının dışında Müslümanların yoğun olarak bulunduğu Batı ülkelerinde de heyecanla yaşanıyor. Avrupa'nın en kalabalık Müslüman nüfusuna ev sahipliği yapan Fransa'nın başkenti Paris, Ramazan'ın varlığını hissettirdiği Avrupa şehirlerinden biri.

Müslümanların yoğun olarak yaşadığı semtlerde kafe-barlar, restoranlar, mağazalar Ramazan'ın gelmesiyle iş değiştirerek tatlı ve iftariyeliklerin satıldığı mekanlara dönüşmüş durumda. Carrefour gibi büyük marketler, özel Ramazan stantları kurarak Müslümanların ilgisini çekmeye çalışıyor. Fransız sosyolog Vincent Geisser ise Fransızların, diğer ibadetlere nazaran orucu "daha fazla kabul ettiklerini ve Ramazan'ı Müslümanların milli bayramı" olarak gördüklerini dile getiriyor.

Paris'in kuzeyinde bulunan Barbes semti, Ramazan ayı gelince bambaşka bir hâl alıyor. Bir ay boyunca hayat Ramazan'ın ritmine göre işliyor. Öğleye doğru hareketlenen mahalle, iftara doğru adım atmanın zorlaştığı, dükkanlardan yükselen envai çeşit tatların bağırışlara karıştığı bir panayıra dönüşüyor adeta. İftarla birlikte yeni bir canlılık kazanan semtte, Ramazan heyecanı teravihin ardından gece yarılarına kadar sürüyor. Aynı atmosfer, şehrin Belleville ve Couronnes gibi Müslümanların yoğun olarak yaşadığı diğer bölgelerinde de hissediliyor.

Cezayir asıllı Hişam (31) ve Nebil (33), Barbes'in en hareketli noktalarından birinde bulunan bir cafe-barda çalışıyor. Bar, bir aylığına Mağriplilerin geleneksel börek çöreklerinin yapıldığı ve satıldığı bir dükkana dönüştürülmüş. İkisinin de ayrı işi var ama Ramazan gelince yıllık izinlerini alarak bu dükkanda çalışmaya başlamışlar. Hişam, bunu hem ek gelir hem de "zevk için" yaptığını dile getiriyor. Ramazan bitince eski işlerine devam edecekler. Ramazan'ın Mağripliler için ibadetler arasında özel bir yeri olduğuna dikkat çeken Nebil, "Birisi kötüdür, namaz kılmaz, hatta içki içer ama Ramazan gelince her şey biter. Orucunu tutar." diyerek semtteki yoğunluğu açıklamaya çalışıyor.

Nebil'in bu yöndeki yorumunu doğrulayan sosyolog Vincent Geisser, orucun Fransa'daki Müslümanlar arasında "en iyi yerine getirilen ibadet" olduğunu belirterek "Hiçbir dini vecibesini yerine getirmeyen fakat Ramazan'da oruç tutan çok sayıda Müslüman var. Ramazan'ın Fransa Müslümanlarının en güçlü anlarından birisi olduğunu söyleyebiliriz. Dini ve manevi bir an. Ama aynı zamanda ailevi ve kültürel... Birçok Müslüman, kimliğini vurgulamak için oruç tutuyor." şeklinde konuşuyor.

Barbes'te özellikle envai çeşit ballı tatlının satıldığı dükkanlar dikkat çekiyor. Normalde film CD'leri sattığı mağazasını, Ramazan için tatlıcıya çeviren Cezayir asıllı bir Müslüman, tatlının iftar sofralarında önemli bir yeri olduğunu belirterek Ramazan boyunca tatlı işinden CD'den daha çok para kazandıklarını söylüyor. Semtte bir meydana kurduğu çadırda kitap satan Mısır kökenli Samir ise Ramazan'da en çok Kur'an-ı Kerim, ardından ise yemek kitapları sattığını dile getiriyor.

"HERKESE BİR ÇORBA"

Şehrin "Müslüman mahallelerinin" uzağında, 19. bölgede bulunan "Herkese Bir Çorba" derneği, Türkiye'de sayıları son yıllarda artan Ramazan çadırlarını açmaya 16 yıl önce başlamış. Dernek, bu yıl Paris Belediyesi'nin yer olarak gösterdiği apartmanların arasında, bulması hiç de kolay olmayan bir alana kurduğu çadırda her akşam 2 bin kişiye yemek veriyor. Yer konusunda kararın Paris Belediyesi'ne ait olduğunu, ellerinden bir şey gelmediğini belirten derneğin başkan yardımcısı Ali Hasni, çadırın artık ünlü olduğunu ve Paris'in her tarafından iftara gelenlerin olduğunu ifade ediyor. Yemeğin sadece Müslümanlara değil herkese açık olduğunu ve çok çeşitli dinlerden ve kültürlerden insanların çadıra geldiklerini belirten Hasni, Türklerin de zaman zaman sofralarına icabet ettiklerini dile getiriyor. 12 yıldır dernekte gönüllü olarak çalışan Amel ise insanların çadıra sadece aç oldukları için değil, aynı zamanda "Ramazan atmosferini yaşamak ve hissetmek için" geldiklerine dikkat çekiyor.

FRANSIZLAR RAMAZAN'I KABULLENDİ

Öte yandan, birçok Avrupa ülkesinde artık geleneksel hale gelen parlamento ya da diğer resmî kurumlarda düzenlenen iftar programlarına Fransa'da rastlanmıyor. Müslüman federasyonları temsilcileri, Elysee Sarayı'nda ya da Milli Meclis'te bir iftar programını şimdilik pek mümkün görmüyor. Fransız devlet kurumları arasında, sadece dışişleri Bakanlığı, Bakan Bernard Kouchner'in "hoş geldiniz" deyip ayrıldığı sönük bir iftar düzenledi. Fransa'daki durumun, Fransız toplumunun dinlerle yaşadığı tarihî süreçten kaynaklandığını savunan Fransa İslam Konseyi (CFCM) Başkan Yardımcısı Haydar Demiryürek, ülkedeki laiklik hassasiyetine dikkat çekerek, "halk arasında dine önyargıyla yaklaşıldığını" söylüyor.

Sosyolog Geisser ise zaman zaman, kolejli öğencilerin oruç tutması veya işte oruç açma gibi konular etrafında "küçük polemikler" çıkmasına rağmen orucun Fransız kamuoyunda diğer ibadetlere nazaran "daha fazla kabul gördüğünü" ileri sürüyor. Müslümanlar üzerine çok sayıda çalışması bulunan Fransız sosyal bilimciye göre, "Fransızlar, Ramazan'ı, bir milli bayram gibi görüyorlar". Fransız kamuoyunun Ramazan konusunda "oldukça meraklı" olduğunu belirten Geisser, "Ramazan, Fransızlar tarafından giderek daha fazla kabul ediliyor. Bir korku ya da ret imajı yok. Ramazan ayı çok sayıda Fransız'ın kafasında bir bayram." diyor. Dini aidiyetlere göre istatistiklerin yasak olduğu Fransa'da 5 milyon civarında Müslüman yaşadığı tahmin ediliyor.
« Son Düzenleme: 19 Eylül 2008, 00:11:57 Gönderen: iRFaN » Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: