Türkiye'nin geri kalmışlığının, ortaçağdaymışız gibi uygulamalara muhatap oluşumuzun nedeni işte orada görülen o Milli (!) Eğitim (!) müdürünün, o bürokratların kafalarının tası içinde bulunan tıkanmışlık, yobazlık, örümceklenmiş/karıncalanmış fikirliliktir. Bunlar ülkenin geleceğini karartanlar, Amerika'nın ve diğer dünya aktörlerinin elemanıdırlar.
O salonda Bush mu vardı? Yook, o çocuğun babasının verdiği vergilerle, o çocuğu, bu ülkeyi, bu insanları daha iyiye götürmek için görevlendirilmiş kişiler vardı.
Burada da mı gizli bağlantılar var?
Bu kokuşmuş örgütlenmeye ne diyeceğiz?
Düşünsenize, ABD'denin çeşitli üniversitelerinde, Viyana'da bu başörtülü kızlara başarılarından dolayı ödül veriyorlar. Onlara daha iyi imkanlar sunup onları kendi çalışmalarında istihdam ediyorlar. Bizim uğraştırıldığımız şeye bak!
Selahattin Yusuf'un bir sözü var: "Dünyayı dinin haricinde herhangi bir şeyin yönetebileceğine inananlar, kesinlikle ve kesinlikle dünyayı yöneten dinlerden birinin adamlarının ajanlarıdırlar."
Dünyanın neresinde bizdeki kadar inançlı insanlar aşağılanır, ülkenin altını oymakla suçlanır?
Bunları Allah'a havale ediyoruz.
Allah'ımdan bulsunlar, benim hakkımda benim görüşümü almadan hayatımın akışını zora sürenler. Allah'ımdan bulsunlar. Hakkımı asla helal etmeyeceğim. Asla. Ve bu dünya geçicidir. İnanmayan inanmasın. Görüşeceğiz, EN GEÇ bir ömür sonra.
http://www.youtube.com/watch?v=PSYr6sR5vjE Bu görüntüyü her sabah kalktığımda, her akşam yatmadan önce izlemek istiyorum. Bu ülkede, inanan herkese de izletmek...
Bu acıyı yüreğimin derinliğinde her an hissetmek istiyorum. Hiçbir an unutmamak. Yürekten istemedikçe, hiçbir şeyim düzelmeyecek çünkü, artık anlıyorum.