iRFaN
İrfan ERDEN (2000/11-A)

{ Vezir }
 
Puan : 306
Offline
Mesaj Sayısı: 4.230
Ya olduğun gibi görün! Yada göründüğün gibi ol!
|
 |
« : 04 Ocak 2011, 13:23:37 » |
|
Diyanet'ten Sorumlu Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, türban konusunun zamanla çözüleceği görüşünde.

Anayasa değişikliği toplumda tartışmalara yol açtı. Özellikle zorunlu din dersinin seçmeliye dönüştürülmesi sıkıntıya yol açınca, Başbakan Tayyip Erdoğan, çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla bir komisyon kurdu. Başına da, dini konularda sık sık görüşlerine başvurduğu, Diyanet'ten Sorumlu Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu'nu getirdi. Yazıcıoğlu, İlahiyat Fakültesi Dekanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı. Paris Sorbonne Üniversitesi'nden doktoralı Yazıcıoğlu türban eylemlerinin arttığı dönemde türbanlı kızlara, üniversiteye devam için başlarını açmalarını önerdi. Yazıcıoğlu, son dönemin tartışmalı konuları SABAH'a değerlendirdi.
TÜRBANI ZAMAN ÇÖZER
Yazıcıoğlu, eşi ve kızının başının açık olması konusuna "özel hayat" deyip girmek istemezken, "Ben bu sorunu yaşamımda çözmüş filan değilim. Başörtüsü benim ailemde hiçbir zaman sorun olmadı. Sorun vardı da öyle çözdük diye bir şey yok. Böyle başladık böyle gidiyoruz" diyor. Diyanet'in başında olduğu dönemde de, milletvekilliği sırasında eşinin başının açık olması nedeniyle herhangi bir 'baskı' olmadığını belirtiyor. Yazıcıoğlu, anayasa değişikliğinin en "netameli" konusu üniversitelerde türbanın serbest bırakılması için ise şunları söylüyor: "Üniversitede bir sorun var, bunu görmezlikten gelmek mümkün değil. Mutlaka çözülmesi lazım. Anayasa Mahkemesi, AİHM kararı da çözmedi. Çözdük demekle çözülmüyor. Ben bunun çözümünün zamana bağlı olduğunu düşünüyorum. Zaman bu sorunu çözecek. Türkiye'nin fert başına geliri 10 bin dolara geldiği zaman, bu konuları değil, farklı şeyleri tartışıyor olacağız."
ZORUNLU DİN DERSİ
Yazıcıoğlu, din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılıp seçmeliye dönüştürülmesine ise karşı: "Din kültürü ve ahlak öğretiminin bir kısım aksaklıkları olabilir. 1982 Anayasası'nda bunun gerekçesi, çocukların içinde yaşadığı toplumun dini yapısını, kültürel değerlerini öğrenmeleriydi. Bir kesim tarafından eleştiriler var, din dersi ağırlıklı oldu diye. Haklılık payı da olabilir, abartı da olabilir. Siz din eğitimini, doğru bilgiyi ehil eller tarafından vermezseniz o boşluk değişik kesimler tarafından doldurulur ve sağlıklı olmaz. Bana göre bu ders zorunlu olarak sürmeli. Müfredatı gözden geçirilebilir ama bu dersin bu şekilde kalmasının gereğine inanıyorum." Yazıcıoğlu, bu noktada imam hatip liselerini de örnek göstererek, "İmam hatipler olmasaydı Türkiye Afganistan'a dönerdi. Din görevlilerini devlet olarak siz yetiştirmeli, denetlemelisiniz. Ama bugün, din görevlilerimiz için lise düzeyinde eğitim yeterli değildir. İmamlarımız da en az papazlar kadar eğitimli olmalıdır. Mutlaka yüksek öğretime geçilmelidir" diyor.
BAKAN Yazıcıoğlu, son dönemin moda deyimiyle, türban serbest bırakılırsa, başı açık öğrencilere "mahalle baskısı" olacağı iddiaları için "çuvaldızı biraz da kendilerine batırıyor": "Sokaklara bakın. Başı açıkla kapalı kol kola gezebiliyor. Bunu soruna dönüştürmenin anlamı yok. Ama böyle bir endişe varsa ki var, toplumun bir kesiminde var, o endişeyi ortadan kaldırmak bizim görevimiz. Ben şahsen böyle olumsuz bir durumun yaşanacağı kanaatinde değilim. Türkiye ile Malezya'nın karşılaştırılmasını yanlış bulan Yazıcıoğlu, "Ilımlı İslam" tanımlamasına da, "Ilımlı İslam diye bir şey yok. İslam İslam'dır. Böyle bir proje ben tanımıyorum" diyerek karşı çıkıyor.sabah
|