28 Şubat'ın yıldönümünde Türkiye'nin dört bir yanında eylemler düzenlendi...

Türkiye, Kafes, İrtica Eylem Planı ve Balyoz darbe planlarıyla hesaplaşırken 28 Şubat postmodern darbesi 13'üncü yılını dolduruyor.
BURSA
Kızılay Tıp Merkezi önünden başlayıp güvenlik güçlerinin yoğun baskısı ve tacizlerine rağmen Orrhangazi Park'ında basın açıklamasıyla devam etti.
Yürüyüş esnasında şube başkanı Aziz AVAR , darbeci zihniyetin günümüzde devam eden uygulamalarını , başörtüsü ve katsayı zulmü dahil olmak üzere , Müslüman halkın elinden alınmış haklarını dile getirdi. Bin yıl devam edecek denilen darbe sürecinin , ancak İslami mücadeleyi kuşanan ilkeli Müslümanlar tarafından sonladırlabileceğini , bu sebeple gerek ordunun gerekse yargının cuntacı politikalarına karşı , halkın hak temelli söylemlerini yükseltmeleri gerektiğini ifade etti. Aziz AVAR'ın konuşması " Uyan Diren Özgürleş ! " , " Kahrolsun halkın katili cunta ! " gibi sloganlar eşliğinde devam ederek Orhangazi Parkı'ndaki basın açıklamasına geçildi.
Basın açıklamasını şube adına Mustafa BAŞPINAR okudu. BAŞPINAR konuşmasında :
- 28 Şubat darbe sürecinin insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiği ,
- Kemalizm, laiklik, çağdaşlık, batılılaşma gibi değerlerin halka zorla benimsetilmesi ,
- "Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz, Eldiven, Kafes" gibi eylem planları ve " Susurluk, Yüksekova, JİTEM, Şemdinli, Atabeyler, Sauna, Ergenekon " adlı çetelerin varlığı ,
- Cumhuriyet gazetesi bombalamalarını, Danıştay saldırısını, Hrant Dink cinayetini, Rahip Santaro ve Malatya'daki misyonerlere karşı işlenen cinayetleri , Cumhuriyet mitinglerini planlayıp icra edenlerle aynı cuntanın olması ,
- 28 şubatın hükümet, medya ve halk üzerindeki etkileri ,
- 28 Şubatın, İslam'a karşı açılmış bir savaş olması ,
- 28 Şubatın süregelen tüm uygulamalarına karşı İslami direnişin süreceği ,
gibi konulara değindi.
Basın açıklaması ve eylem boyunca ; " Uyan , Diren , Özgürleş ! " , " Mücadelemiz , ilkelerimiz , kimliğimizle varız , varolacağız ! " , " Herkes için adalet , başörtüye / eğitime özgürlük ! " , " Zulme karşı , direneceğiz ! " , " Yasakçılar yenilecek , direnenler kazanacak ! " vb. sloganlar atıldı. Ayrıca " Darbeci şefler yargılansın " , " Tevhid Adalet Özgürlük " vb. yazılı dövizler taşındı. Eylem atılan sloganlardan sonra tekbir getirilerek sona erdi.



Üniversitelerde başörtüsü krizlerinin yaşandığı, sahte cemaat liderlerinin cübbelerle sokaklarda dolaştırıldığı postmodern darbe, bu yıl çeşitli gösterilerle protesto ediliyor.

Beyazıt Meydanı'nda bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, ''28 Şubat''ı protesto etti. Aralarında İHH İnsani Yardım Vakfı, Mazlumder, Özgür-Der ile Eğitim-Bir-Sen'in de bulunduğu bazı sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, ''28 Şubat''ı protesto amacıyla Beyazıt Meydanı'nda toplandı.

Grup adına yapılan açıklamada, Türkiye'nin 28 Şubat sürecinin dayatmalarıyla boğuşmaya devam ettiği belirtilerek, ''28 Şubat sürecinde yaşananların halen darbecilere ilham kaynağı olmayı sürdürdüğü de biliniyor. Halk için, adalet için, gelecek nesillerin daha sağlıklı bir ülkede büyümeleri için, bu kirli paslı zinciri bir an önce kırıp atmak şarttır. Bu doğrultuda başta 28 Şubat dayatmasının planlayıcıları olmak üzere, tüm sorumluların yargılanmalarını, tüm yasak ve dayatmaların kaldırılmasını, gasp edilen hakların geri verilmesini istiyoruz'' denildi.

Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne bağlı polislerin yoğun güvenlik önlemleri aldığı eylem, açıklamanın ardından olaysız sona erdi.

İKİNCİ EYLEM TAKSİM'DE
İstanbul'da 70 Milyon Adım Koalisyonu ve Sivil Dayanışma Platformu, Taksim Tünel'de başlayıp Meydan'da sona erecek bir protesto yürüyüşünü başlattı. Yürüyüş, "Erken Final: Bin Yılın Sonu" başlığını taşıyor
SAKARYA
Özgür-Der Sakarya Şubesi'nin çağrısıyla Gar Meydanı'nda düzenlenen basın açıklamasında, 28 Şubat darbecileri lanetlenerek, darbe karanlığına karşı adalet ve özgürlük talepleri yinelendi.
Açıklamada, askeri vesayet rejimi ile ülke üzerine ipotek konmasına engel olabilmek için militarist bataklığın tamamen kurutulması gerektiği dile getirildi. Kemal ALPAY tarafından okunan basın açıklamasında 28 Şubat'a ilişkin şu vurgular ön plana çıktı: "Evet! Çetelerin, aklı, imanı, dışarıda çetelerin, yer altına silah depolayanların, ellerindeki medya gücüyle hokkabazlık ve tetikçilik yapanların ortaya çıktığı gündür 28 Şubat.
Onursuzlukla sorumsuzluğun at başı yarıştığı, sömürünün ayyuka çıktığı, haram para transferlerinin normalleştiği namlu işaretiyle kurdurulan partilerin revaçta olduğu gündür 28 Şubat.
Yargı bağımsızlığının dipçik gölgesinde kaldığı, yüksek yargı denen zevatın brifing almak için sıraya girdiği rektörlerin "ordu göreve" hezeyanına kapıldıkları bilim adamlığının intihalle özdeşleştiği gündür 28 Şubat.
Laiklik elden gidiyor naralarıyla halkın manipüle edilmek istendiği,hırsızlığın talanın vurgunun ve faizci tefeciliğin sistemin kutsalları üzerinden meşrulaştırıldığı gündür 28 Şubat."
ALPAY'ın ahid niteliğindeki şu sözleriyle açıklama sona erdi: "Bizler 28 Şubat olarak bilinen askeri ve yargı bürokrasinin sermaye ve medya sınıfları eliyle halka tahakküm etmeye çalıştığı bu zulüm düzenine boyun eğmedik bundan sonra da eğmeyeceğiz. Bu vesileyle hak ve özgürlük düşmanlarını tekrar lanetliyor; adalet ve özgürlük taleplerimizi kazanana kadar direnişin devam edeceğinin bilinmesini istiyoruz."
Eylem boyunca "Darbeciler Halka Hesap Verecek" ve "Direniş Adalet Özgürlük" sloganları atıldı. "28 Şubat Hukuksuzluğu Yargılansın; Ergenekon Bataklığı Kurutulsun" ve "Zulme Karşı Direniş; Herkes İçin Adalet" pankartları ile "Darbeci Şefler Yargılansın!", "Eğitimde Yargıda Siyasette Sokakta; Militarist Dayatma Son Bulsun!", "Zulme Karşı Direniş Herkes İçin Adalet", "Unutmayacağız!", "Başörtüm Özgür mü? HAYIR!", "28 Şubatçılar Yargılandı mı? HAYIR!" ve "28 Şubat Sürüyor; (D)uyuyor musunuz?" dövizleri taşındı.


Basın açıklamasının tam metni:
İslam'a ve Müslümanlara karşı yapılan 28 Şubat post modern darbesi üzerinden 13 yıl geçti. Halka ve halkın iradesine koyulan ipoteğin en son göstergesi olarak 28 Şubat uygulayıcıları açısından da adeta bir iflasın işareti oldu.28 Şubat'la Türkiye'de rejim en derininden sarsıldı. İddia edip durdukları sosyal devlet ilkesi yerle bir oldu. Ekonomik açıdan her yer bataklığa döndü. Siyasetten bürokrasiye tüm toplum fişlenerek kaos ve çatışma toplumsal tabanın genel karakteri oldu.
Darbeciler başta üniversiteler, başörtülüler ve imam-hatipliler olmak üzere her kesime yönelik baskıcı ve dayatmacı uygulamalarıyla on binlerce insanın geleceklerini kararttılar. Binlerce insan işinden gücünden oldu. Yüzlercesi olmadık uydurma gerekçelerle cezaevlerine atıldı. Yargısı yürütmesi yasaması ve medyasıyla tüm birimler askerden brifing alır hale getirildi. Andıçlar havalarda uçuştu durdu. Darbeciler o kadar azgınlaştılar ki, bazılarınca 28 Şubat'ın bin yıl süreceği gibi hamasi sloganlar üretildi.
Evet! Çetelerin, aklı, imanı, dışarıda çetelerin, yer altına silah depolayanların, ellerindeki medya gücüyle hokkabazlık ve tetikçilik yapanların ortaya çıktığı gündür 28 Şubat.
Onursuzlukla sorumsuzluğun at başı yarıştığı, sömürünün ayyuka çıktığı, haram para transferlerinin normalleştiği namlu işaretiyle kurdurulan partilerin revaçta olduğu gündür 28 Şubat.
Yargı bağımsızlığının dipçik gölgesinde kaldığı, yüksek yargı denen zevatın brifing almak için sıraya girdiği rektörlerin "ordu göreve" hezeyanına kapıldıkları bilim adamlığının intihalle özdeşleştiği gündür 28 Şubat.
Laiklik elden gidiyor naralarıyla halkın manipüle edilmek istendiği, hırsızlığın talanın vurgunun ve faizci tefeciliğin sistemin kutsalları üzerinden meşrulaştırıldığı gündür 28 Şubat.
Evet, bugün 28 Şubat'ın üzerinden 13 yıl geçti. Biraz daha farklı bir yıldönümü bugünkü. Dün 28 Şubat'ın mimarlarından, Batı çalışma Grubunun teorisyenlerinden Emekli Orgeneral Çetin DOĞAN Balyoz soruşturması kapsamında tutuklandı. Balyoz darbe planı kapsamında gözaltına alınan diğer kuvvet komutanları tutuksuz yargılanacaklar.Gözaltına alınanların sayısı yetmişleri geçti. Yüzde doksan beşi asker olan bu zevatın birkaç gün emniyette çekyatlarda yatıp kalkmaları bazı darbeci severlerin zoruna gitti.
Zamanında on binlerce insanı mağdur edip gelecekleri ile oynayan bu darbeci paşaların yaptıkları bu zulmün cezasını çekmemeleri düşünülemez. Hiçbir suçları olmadığı halde başörtülüleri keneye benzetip cüzzamlı gibi davrananların bugün çekyatlarda ağırlanmaları yarın sekara yani cehenneme yaslanmayacakları anlamına gelmez.
Bugün biraz daha farklı bir 28 Şubat yıldönümündeyiz. Kahraman diye sunulanların maskelerinin düştüğü kasetlerin ses kayıtlarının ortaya çıkartıldığı görünürde de olsa darbenin ve darbeciliğin karşılıksız kalmadığı hesabının sorulmaya başlandığı kartelci medyanın sesinin kısıldığı, sömürülerin hortumlamaların arkasının kesildiği bir döneme girilmiş bulunuyor. Ama bunlar yeterli değildir.
Şimdi artık gasbedilen tüm haklarımızın geri iade edilmesi gereken zamandır.Şimdi artık hak ve özgürlüklerimizi elde etmemiz için sesimizi daha da yükseltmemiz gereken zamandır. Darbecilerin tamamının sonuna kadar hesap vermesi gereken zamandır. Darbe ve darbecilerle hesaplaşılmadan toplumsal huzur ve barış ortamının sağlanması mümkün değildir.
Unutmayalım ki, 28 Şubat zulmü devam ediyor.
Başörtüsü yasağı, kesintisiz eğitim dayatması, katsayı zulmü hala sona erdirilmedi.
28 Şubat'ın teorisyen ve uygulayıcıları henüz hesap vermediler.
Bizler 28 Şubat olarak bilinen askeri ve yargı bürokrasinin sermaye ve medya sınıfları eliyle halka tahakküm etmeye çalıştığı bu zulüm düzenine boyun eğmedik bundan sonra da eğmeyeceğiz. Bu vesileyle hak ve özgürlük düşmanlarını tekrar lanetliyor ; adalet ve özgürlük taleplerimizi kazanana kadar direnişin devam edeceğinin bilinmesini istiyoruz.
ANTALYA
Basın açıklamasında darbeler lanetlenerek 28 Şubatta isimlerini sıkça duyduğumuz; Çevik Bir, Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz, Müslüm Gündüz, Vural Savaş, Kemal Gürüz, Ali Kalkancı, Fadime Şahin gibilerinin şu anda nerede olduklarına dikkat çekilmesi gerektiği üzerinde durularak basın açıklamasında "Bugün geldiğimiz noktada iliklerine kadar röntgeni çekilmiş bu karanlık zihniyet, vesayetini daim kılmak maksadıyla demir yumruğunu halkın başına indirebilmek, sağlıklı bir insanın aklına hayaline gelmeyecek yöntemlerini gerçekleştirmek için her türlü terörün de üreticisi ve taşıyıcısı olmuştur. İslami kimliğimize ve insanlığın değerlerine açılmış bu bin yıl sürmesi umulan zorbalığı Rabbimizin ve halkımızın huzurunda lanetliyoruz!" denildi.
Basın açıklamasına katılan Özgür-Der mensupları "Zulme Karşı Direniş, Herkes İçin Adalet!", "Unutmayacağız!", "987 Yıl Daha Mı?", "Bize Her Gün 28 Şubat", "Militarist Dayatmalar Son Bulsun!" , "Militarist Tahakküme Son", "Darbeci Şefler Yargılansın", "Uyan Diren Özgürleş!", "Yasak Sürüyor (D)Uyuyor musnuz?" yazılı dövizler taşıdılar.
Topluluk "Müslüman Uyuma İnancına Sahip Çık!", "Uyan Diren Özgürleş!", "Cuntacılar Halka Hesap Verecek!", "Gün Gelecek devran Dönecek Darbeciler Halka Hesap Verecek!", "Darbelere Karşı Omuz Omuza!" şeklinde sloganlar attı.
Basın açıklamasından sonra topluluk tekbir getirerek dağıldı.






Destek veren kurumlar:
Anadolu Gençlik,
Ay-Der,
Bağı var Der,
Bayındır Memur–Sen,
Bem Bir-Sen,
Birlik Haber–Sen,
Büro Memur-Sen,
Cami Der,
Dicle Fırat Diyalog Grubu,
Di-Der,
Din Bir Sen,
Diyanet-Sen
Diyarbakır Düşünce Okulu Der,
Diyarbakır İnsanı Yardım Derneği,
Eğitim Bir-Sen,
Emekli Bir–Sen,
Enerji Bir-sen,
Gönül Köprüsü Derneği,
Hayat Der,
Hizmet Der,
Hür Der,
Islah Hareketi,
İhya Der,
İkra Eğitim Der,
İlim Der,
İnsan ve Erdem,
İrşad Der,
Kardeş Der,
Köprü Der,
Hak Sen,
Köy Der,
Kültür Memur-Sen,
Eğitim Hak Sen,
Mazlumder,
Memur Sen,
Mustazaf–Der,
MÜSAİD,
Öğ-Der,
Özgür-Der,
Sağlık-Sen,
Sahabe Der,
Şura Der,
Toç Bir-Sen,
Ulaştırma Memur-Sen.