Avrupa'daki islamafobinin kaynağını araştıran(!) sol(!) aydınları eleştiren Emine Fikriye hesap sordu: Kur'an'ı suç aleti kim kabul etti? Başörtüsüne siyasi simge diyenler kim?
Moralhaber.Net yazarı Emine Fikriye'nin yazısıİslamafobinin kaynağını araştıran(!) sol(!) aydınlar,(!) adresi uzakta aramasınlar.
Avrupadaki İslam karşıtı hareketlerin referansı Müslüman bir ülke olan Türkiye’deki uygulamalar ve söylemlerdir.
Önce Türkiye’de lanetlemek için
türban adını verdikleri başörtüsüne savaş açıldı.
Başörtülüler Türkiye’de eğitim hakkından mahrum bırakıldı.Örtülü kız çocukları eğitimden men edildi. Türkiye’de ezan sesinden rahatsızlık duyuldu. Ezan sesine karşı kampanya başlatıldı.
Ezana bağırtı diyenler Türkiye’den çıktı.
Minarelerden yükselen ezan sesine Türkiye’de set çekildi.
Ezanın sesi kısıldı, bazı yerlerde hiç duyulmaz oldu.
Ezansız semtler oluşturuldu.
İslamın dini simgeleri Türkiye’de korku malzemesi olarak kullanıldı.İslam dininin demokrasi için bir tehdit oluşturduğu ve özgürlük karşıtı olduğu söylemi sıkça Türkiye’de telaffuz edildi.
İslamın kadın haklarını gaspedeceği, baskıcı ve zorlayıcı olduğu Türkiye’de gündemden düşürülmedi.Can ve Canan Resülümüze (s.a.v) hakaret edenler, dinimizle dalga geçenler baştacı edildi.
Şimdi niye Avrupa’da bu tür uygulamalar yapılıyor diye soruyorlar.Niye İslamafobi oluştu sorusuna cevap arıyorlar.
Kuranı Kerimi suç aleti kabul edenler kim?Tüm dünyaya islam dininin elimizden hak ve özgürlüklerimizi alacağından korkuyoruz mesajını verenler kim?
İslamın toplum dışına itilmesi gerektiğini söyleyen, irtica tehlikesini tüm dünyaya lanse edenler kim?
Baş örtüsüne siyasi simge diyenler kim?İçki içemeyeceğiz, istediğimiz gibi giyinemeyecek, istediğimiz gibi yaşayamayacağız korkusunu salgın bir hastalık gibi yüreklere yerleştirenler kim?
Gözlerini hayret ve isyanla açıp çarşaflılar Nişantaşı’nda bile görülmüşler. Oralara bile girebiliyorlar diyenler kim?’Organize çalıştılar.
İçerde ve dışarda İslamafobi oluşturmak için çok uğraş verdiler.Yüzyılların kinini içinde barındıran, kan davası güden batı dünyası elbette Türkiye’den açılan bu yolun yolcusu olacaktı.
Şimdi kötülük tohumları filiz veriyor
Bizde yapılan onların hâlâ uygulamaya sokmadıkları icraatlar da var.
Sağlık karnelerinde başı örtülü resmi olan hanımların yaşı kaç olursa olsun hastahanelerde tedavi edilmemeleri gibi.Askeri hastahanelere ziyaretçi olarak bile başörtülü hanımların kabul edilmemesi gibi.Üniversite hastahanelerinin idari birimlerine ziyaret ya da iş amaçlı gelen başörtülü hanımların içeri alınmamaları gibi.Başörtülü hasta hanımların hastalıklarıyla ilgili sempozyumlara sokulmamaları gibi.Yakında bu ve benzeri uygulamaları da batıda görebiliriz.
Halifeler yetiştirmiş islama aşık bir ülke bunları yaptı.Hristiyan alemi niye yapmasın?