MUHAKKAK OKUYUN!Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
Prof. Dr. Sesin Kocagöz domuz gribi ile ilgili merak edilenleri tüm yönleriyle anlattı...

Domuz Gribi, dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu. Bu hastalığa yol açan virüs, kolayca bulaşabiliyor. Domuz gribinden korunmak ve bulaşma riskini azaltmak için öncelikle hastalıkla ilgili bilgilenmek ve bazı önlemler almak gerekiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sesin Kocagöz domuz gribi ile ilgili merak edilenleri tüm yönleriyle anlattı...
NEDİR?
1. Domuz gribi nedir?Domuz gribi, insanlarda mevsimsel gribe benzer şikayetlere yol açan viral bir hastalıktır. Kaynağı, A (H1N1) tipi virüstür.
Bu yeni virüs; insan, domuz ve kuş virüslerinin karışımıdır. Domuz gribi denmesinin nedeni ise, domuzlar arasında görülen grip virüsüne benzemesidir.
BULAŞMA YOLLARI
2. Hastalık nasıl bulaşır?Domuz gribi,
mevsimsel grip gibi, solunum (hava) yoluyla bulaşır. Hastalanan kişi;
öksürürken ve hapşırırken havaya virüslü tükürük zerrecikleri yayılır. Hasta olmayan
kişiler bu zerreciklerle temas ederse virüs onlara da bulaşır. Şöyle ki; kişi, grip virüsünün bulaşma oranının yüksek olduğu
masa, sandalye gibi yüzeylere dokunduktan sonra ellerini, ağız, göz ya da burnuna götürürse hastalık etkenini kendi vücuduna bulaştırmış olur. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör etkiler. Ancak her ihtimale karşı, hasta kişinin temas ettiği yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple
dokunulduysa eller mutlaka yıkanmalıdır.3. Kuluçka süresi (virüsün vücuda girmesinden, hastalık belirtileri ortaya çıkana kadarki süre) ne kadardır?Kuluçka süresi 1-7 gün arasında değişir.
4. Hastalanan kişi, hastalığı ne kadar süreyle bulaştırabilir?Erişkinler yaklaşık 7 gün, çocuklar ise 12 gün süreyle virüsü bulaştırabilirler.
BELİRTİLERİ
5. Belirtileri nelerdir?Domuz gribinin belirtileri,
mevsimsel grip belirtilerinden farklı değildir.
Ateş, burun akıntısı ya da öksürük gibi solunum yolları bulguları, boğaz ağrısı, vücut ağrısı, baş ağrısı, halsizlik ve yorgunluk en sık görülen yakınmalardır. Seyrek olarak
ishal ve kusma da görülebilir. Altta kronik hastalıklar gibi başka hastalıkları olan kişiler, mevsimsel gripte olduğu gibi Domuz Gribi için de risk grubu oluşturmakta ve hastalık bu kişilerde daha ağır seyretmektedir.
6. Çocuklarda ve yetişkinlerde hastalığın belirtilerinde fark var mıdır?Genelde yoktur; ancak küçük çocuklarda dikkat edilmesi gereken ek belirti huzursuzluk,
iştahsızlık ve uyku hali olarak görülebilir.
7. Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?•
Zor nefes almak veya nefes darlığı•
Bilinç bulanıklığı•
Sık ve uzun süreli kusma8. Çocuklarda acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?•
Hızlı veya zor nefes alma•
Vücutta solgunluk ya da morarma•
Beslenememe•
Uyarılara cevapta azalma•
Uykuya meyil•
Huzursuzluk•
Ateşle beraber döküntü görülmesi9. Domuz gribi ile mevsimsel grip arasındaki en belirgin fark nedir?Aralarında
belirgin bir fark yoktur. İkisi de benzer virüsler ile gelişmektedir.
TEŞHİS YÖNTEMLERİ
10. Domuz gribi nasıl teşhis edilir?Bu hastalığın tanısı, burundan veya boğazdan alınan sürüntü örneğinden çalışılan testler ile konur.
11. Hangi durumlarda test önerilir?Soğuk algınlığı belirtileri olanlardan hastaneye yatacak kadar ağır tablosu olanlar ile risk gurubunda olanlara önerilir.
12. Risk grubunda kimler yer alır?Risk grubunda olanlar;
gebeler, 2 yaş altı bebekler, 65 yaş üstü yaşlılar ile, kronik bronko-pulmoner hastalık, kronik kardiyovasküler hastalık, kronik nörolojik hastalık, diyabet, kronik akciğer hastalığı (astımlılar dahil), karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler.
KİŞİSEL KORUNMA YÖNTEMLERİ
13. Hastalıktan korunmak için nelere dikkat etmeli?•
Hasta görünen, ateşli ve öksürüğü olan kişiler ile yakın temas etmek zorundaysanız.(1 metre kadar yakınına gelinecekse) maske takın ve temastan sonra elerinizi sabunlu su ile yıkayın.)
•
Ellerinizi sık sık su ve sabun ile yıkayın. Özellikle öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda mutlaka yıkayın. Yıkama olanağı yok ise alkol bazlı el dezenfektanları kullanın.•
Öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda ağzınızı kağıt mendil ile kapatın. Mendili çöp kutusuna atın. Ardından ellerinizi yıkayın.•
Ellerinizi gözünüze, burnunuza ve ağzınıza sürmeyin. Virüsün bu yolla yayıldığını unutmayın.•
Eğer hasta iseniz evde kalın ve diğer kişilerle temasınızı sınırlandırın.14. Soğuk algınlığı yaşayanlar ne tür önlemler almalı?•
Kendinizde soğuk algınlığı belirtileri hissettiğinizde hastalığınız ile ilgili ailenizi ve iş yerinizi mutlaka bilgilendirin.•
Mümkün ise bulaştırma riskini en aza indirmek için evde kalın ve kalabalıktan, okuldan, işten uzak durun.•
İstirahat edin ve bol sıvı alıp, var olan yakınmalarınıza yönelik tedavi uygulayın. Boğaz ağrısı için pastil, yüksek ateş, baş ve genel vücut ağrısı için ateş düşürücü, ağrı kesici alabilirsiniz.•
Hapşırırken ve öksürürken ağzınızı ve burnunuzu tek kullanımlık mendillerle kapayın ve kullanılmış mendilleri uygun şekilde yok edin. Özellikle hapşırdıktan veya öksürdükten sonra, ellerinizi iyice yıkayın.•
Yakınmalarınız artar ve soluk alırken zorlanma da başlar ise en yakın sağlık merkezinin acil servisine başvurun. Mümkün ise önceden, hekiminiz ile temasa geçin ve bilgilendirin.•
Yolculuk sırasında ağzınızı ve burnunuzu maske ile kapatarak etrafa bulaştırma riskini azaltın.•
Yakınmalarınızda artış olursa hekiminiz ile irtibata geçiniz.AŞI İLE KORUNMA
15. Mevsimsel grip aşısı domuz gribine karşı koruma sağlar mı?Hayır sağlamaz.
16. Kimler domuz gribi aşısı yaptırmalı?Sağlık personeli ile enfeksiyonu ağır geçirme olasılığı olan risk grupları bu aşıyı yaptırmalıdır.
17. Domuz gribine karşı korunabilmek için beslenmede nelere dikkat etmeli?Özel beslenmeye gerek yoktur. Sadece
bol sıvı tüketmeye özen gösterilmelidir.
TEDAVİSİ
18. Domuz gribi olgularında kullanılan etkin bir ilaç var mı?Gerektiğinde doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.
19. Domuz gribi hakkında tedavi uygulamaya ehliyetli kurum var mı?Sağlık Bakanlığı'nın çeşitli dönemlerde tahsis ettiği hastaneler vardır.
20. Domuz gribi ile ilgili doğru ve resmi bilgi kaynağı neresidir?http://www.who.int/csr/disease/swineflu/en/index.htmlhttp://www.grip.saglik.gov.tr/halka-yonelik-bilgiler-il9.html
Domuz gribinden bunlarla korununDomuz gribi nedeniyle Türkiye panikte! Uzmanlar, sık sık alınması gereken tedbirler konusunda halkı bilgilendiriyor, okullar tatil ediliyor. Domuz gribine yakalanmamak için iyi beslenmenin önemi büyük

Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en etkin, en kolay ve en ucuz yolu o hastalığa karşı aşı yaptırmak. Sonra gribe karşı bünyenizi güçlendirecek soğan, sarımsak, nar, portakal, greyfurt, yeşil biber, maydanoz gibi meyve ve sebzeleri tüketmek. Tabii en önemlisi, ellerinizi sürekli yıkamak. Çünkü mikrop ellerden bulaşıyor.
Bağışıklık sisteminiz ne kadar güçlü olursa domuz gribine karşı vücut direnci de o kadar artar. Özellikle yaz mevsiminden kışa geçişte zayıflamaya başlayan bağışıklık sistemini güçlendirmek adına meyve ve sebze tüketiminin artırılması gerekiyor. Çünkü meyve ve sebzeler, bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırır. Bunun yanı sıra balık, kırmızı et ve bakliyat yemek insanı dinç tutar. Soğan ve sarımsak da gribal enfeksiyonlara karşı kalkan görevi gören çok önemli iki besindir. Soğanı ve sarımsağı yemeklerle tüketebilir ya da çiğ olarak da yiyebilirsiniz. E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir.
Domuz gribine karşı portakal ve mandalina!Portakal-mandalina, greyfurt: Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan narenciye grubu meyveler, içerdikleri zengin C vitamini ile hastalıklara karşı vücudun savunma mekanizmasını harekete geçirir. Mandalina, greyfurt, portakal ve limon suyu karışımı, domuz gribine karşı çok iyi bir beslenme kaynağıdır.
Elma: Elma, içerdiği E ve C vitaminleri gibi antioksidan öğeler ile bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnci artırır.
Nar: Antioksidan kapasitesi oldukça zengin olan nar da önemli miktarda potasyum, lif, C vitamini ve niasin (B3 vitamini) içermektedir. Bu zengin içeriği ile gribal enfeksiyonlarının düşmanı olan bir besindir.
Yeşil sivri biberÖzellikle kuşburnu, kırmızı ve yeşil sivri biber, kivi, maydanoz ve rokada bulunan C vitamini miktarı; portakal, mandalina ve limonda bulunan C vitamini miktarı kadardır.
Yazın tüketilen salatayı kışın da bolca yiyin!Salata, gribe karşı öğle ve akşam yemeklerimizin vazgeçilmezi olmalı. Özellikle bu dönemde ıspanak, kereviz, pırasa, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz bolca yenilmelidir.
Gribe karşı ıspanak çorbasıIspanak, kuru soğan, bulgur ve kıymanın bir arada yer aldığı hem lezzet açısından hem de besin değeri açısından kaliteli bir çorba, gribal enfeksiyonlara karşı çok önemli bir önlemdir.
Çocuklarınızı gripten korumak için sebzeyi sevdirin!Domuz gribine karşı çocukların da bol miktarda sebze yemesi gerekir. Bunun için kış sebzeleri onların tüketmeleri için cazip hale getirecek şekilde hazırlanmalıdır. Örneğin; kereviz yemeğini sevmeyen çocuğa, bu sebzeyi rendeleyerek, yoğurda karıştırmak, içine bir miktar da ceviz ekleyerek çocuğa sunmak, aynı şekilde ıspanak yemeğini sevmeyen çocuklara, ıspanağı bir iç olarak kullanarak; börek, poğaça ya da krep yapılması ve çocukların bu besinleri tüketmeleri sağlanmalıdır.
Domuz gribine karşı haftada bir gün kuru fasulye ya da nohut yiyinÖzellikle etli kurufasulye veya nohut yemeği haftada en az bir gün tüketilmeli.
Baklagil çorbasıBulgur, kurufasulye, kuru soğan ekleyip hepsini blender'dan geçirerek, biraz da sıvı yağ eklemek suretiyle besin değeri yüksek bir çorba hazırlayabilirsiniz.
Ihlamur, adaçayı ve kuşburnu kurtarıcıdır.Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekir. Bu nedenle, her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmeli.
Suya sabuna bol bol dokununKışın daha dikkatli olunmalıDomuz gribi kış aylarında daha çok yaygınlaşır; çünkü, güneş ışığının UV etkisi bu mevsimde yaza göre daha azalır. Hastalığın etkeni olan virüs, soğuk ve nemli ortamda daha uzun süre canlılığını koruyor.
Yakın temastan kaçının!İnsanlar kışın daha dar mekânlarda, özellikle çocuklar okullarda birbirleriyle yakın temas halindedir. Böylelikle domuz gribinin hızla yayılması için uygun ortam oluşur. Nitekim son günlerde, bazı okullarda salgınlar ortaya çıkmaya başladı bile.
Domuz gribi aşısı olunBulaşıcı hastalıklardan korunmanın en etkin, en kolay ve en ucuz yolu o hastalığın aşısını yaptırmaktır. Sağlık çalışanları, hamile kadınlar, kalp, akciğer, karaciğer hastalığı veya kanser gibi önemli bir hastalığı olanlar, öğrenciler ve hastalığın yaygın olduğu ülkelere seyahat edecek olanlar öncelikle aşı olmalı.
Aşı olana kadar;Ellerinizi sık sık, özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra su ve sabun ile yıkayın. Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı kâğıt mendil ile kapatın. Kullandığınız mendili çöpe atın. Öksürdükten veya hapşırdıktan ya da hasta olma ihtimali olan biri ile el sıkıştıktan sonra, elinizi yıkayıncaya kadar; gözünüze, burnunuza veya ağzınıza sürmeyin. Hasta kişilere yakın temastan sakının. Temas zorunlu ise maske ve eldiven kullanın.
Seyahatlerde dikkatli olun!Hastalığın yaygın olduğu bir ülkeye seyahat edecekseniz bu seyahatinizi aşı yaptırana kadar erteleyin.Seyahatinizi ertelemeniz söz konusu değilse, o zaman yukarıda belirtilen tedbirlere azami dikkat ve özeni gösterin.Yanınızda maske, eldiven, alkol bazlı el dezenfektanı ve kâğıt mendil bulundurun.Sağlık sigortanızın geçerlilik süresini ve gideceğiniz ülkede geçerli olup olmadığını kontrol edin. Doç. Dr. Kenan Keskin
Çocuklarınızı domuz gribinden koruyun!Domuz gribi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de panik havası estirmeye devam ediyor. Uzmanlar, sık sık alınması gereken tedbirler konusunda halkı bilgilendirirken, Sağlık Bakanlığı özellikle okullardaki salgınlara dikkat çekiyor. Nitekim bu H1N1 virüsü en çok okullarda baş gösterdi. Çünkü solunum yoluyla kolayca bulaşabilen virüs, minik bedenleri kolayca hasta edebiliyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Bakır'a göre çocukların vücudu daha önce bu virüsle karşılaşmadıkları ve kanlarında bu virüsü koruyucu bir antikor taşımadıkları için hemen hastalık mikrobunu kapabiliyor. Üstelik bağışıklık sistemleri de henüz tam olarak gelişmediği için okullarda bir salgın halinde yayılabiliyor. İşte bu noktada okul yetkililerine ve de velilere büyük iş düşüyor. Çünkü çocukları bu virüsten koruyacak tek şey belki de doğru bilgilendirme olacak. Prof. Dr. Bakır'ın söylediklerinden yola çıkarak birkaç başlık altında aşağıda yapılması gerekenleri özetledik.
Okullarda alınması gereken tedbirlerOkul girişine termal kamera ya da ateş ölçerler yerleştirilerek hasta öğrenciler tespit edilebilir
Hastalık belirtisi olan çocuk hemen arkadaşlarından uzaklaştırılmalı ve ailesine haber verilmeli.
Çocuklar hastalıkla ilgili bilgilendirilmeli ve yapması gerekenler anlatılmalı.Öğrenci tuvaletleri sık sık temizlenmeli ve ellerini rahatlıkla yıkayabileceği bir ortam hazırlanmalı.
Mümkünse okul duvarlarına el dezenfektanları yerleştirmeli.
Başta sıralar olmak üzere, kapı kolları, klavyeler, askılıklar, dolaplar ve çocukların ortak kullandığı her aksesuar her gün temizlik personeli tarafından iyice temizlenmeli, (Bunlar deterjan içermeyen maddelerle, mikrop öldürücü temizleme losyonları ya da suyun içine yüzde 1 oranında çamaşır suyu katılarak yapılmalı).
Sınıflar her teneffüs havalandırılmalı.
Velilerin yapması gerekenlerSık sık çocuğunu ellerini yıkaması konusunda uyarılmalı, özellikle toplu taşıma araçlarından indiklerinde hemen ellerini yıkanması öğütlenmeli.Çocuklar hapşırdıklarında ağızlarını mendille, mendil yoksa dirseklerine doğru ağızlarını kapatarak hapşırması söylenmeli.Sınıfta veya okulda hapşıran, aksıran ya da hasta görünen çocuklara yaklaşmamaları tembihlenmeli.Kapalı ve kalabalık yerlerde bulunmaması gerektiği anlatılmalı.Çocuğun kaldığı odayı sık sık havalandırın.Hasta çocuk doktora götürülmeli ve anti viral ilaçlar almalı.Çantasına alkollü dezenfektanlar konulmalı ve kullanması gereken noktalar izah edilmeli.Hastalığı geçirmekte olan bir çocuk, ateş düştükten 24 saat dahil olmak üzere evinde kalmalı.İnsanlarla mümkün olduğu kadar az görüşmeli.Çocukların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için;Aşılar eksiksiz olarak yapılmalı.Düzenli beslenmeye önem verilmeli.Çocukların sebze ve meyve tüketimini artırılmalı.Hazır meyve suları yerine çocuklara taze sıkılmış meyve suları içirilebilir.Yeterli ve kaliteli uyumaları sağlanmalı.Hekim önerisi olmadan ilaç kullanılmamalı.Düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli.Zaman