Bursa İmam Hatip Liseleri Mezunlari ve Mensuplari Forumu
Duyurular: Forum da herhangi bir şekilde sizi ve başkalarını rahatsız eden üyeleri (varsa kanıtları ile) adminlere özel mesaj veya mail aracılığı ile bildiriniz...
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 24 Mayıs 2012, 01:23:38


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Bursa İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Forumu - www.bursaihl.com

bursaimamhatip adlı kişiyi Twitter'da takip et - Paylaş
www.bursaihl.com Bursa İmam Hatip Liselerinin resmi web sitesi değildir.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mars'ta namazı gören Ece niçin şaşırdı?  (Okunma Sayısı 184 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
iRFaN
İrfan ERDEN (2000/11-A)

{ Vezir }
***

Puan : 305
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4.229


Ya olduğun gibi görün! Yada göründüğün gibi ol!


« : 26 Eylül 2009, 12:12:47 »

Milliyet yazarı Ece Temelkuran, Beyrut’ta bu fotoğrafı çekti ve şaşkınlığını yazısına yansıttı. Yazar fotoğrafın kendisine neler hissettirdiğini dile getirerek kafa karışıklığını yazdı.



Ece Temelkuran'ın yazısında 'Çocukların insanlığın en korunmasız kurbanları olmalarına dair bir şeyler geçti aklımdan' ifadesini kullanarak Mars'ta namazı kendine göre eleştirdi. 'İnsan Mars’ta namaz kılmak için mi yaşar? İnsan bayrağı gördüğü her tepeye dikmek için mi yaşar?' soruları ile insanların çocuklarına dini eğitim verme hakkını kendi düşüncelerine göre sorgulayan Temelkuran, hayat görüşünü şu ifadelerle anlattı:  Bu insan hiç mi bilmez insanın aslında ekmek için ve sevilmek için yaşadığını? Dünyanın bu ikisi etrafında döndüğünü ne zaman öğrenecek bu çocuklar? İnsan olmayı nerede, hangi ülkede, kim öğretecek bu çocuklara?

Ezana gürültü diyerek hakaret eden Temelkuran'ın sözleri bununla da sınırlı kalmadı.  Ardından, 'Ezan bu memlekette yeni keşfedildi ya, öyle bir yırtmak boğazı, sanki Tanrı’nın bağırmaya ihtiyacı var gibi.' ağır bir cümle ile eleştirilerine devam eden Tememlkuran,  'Gürültü böyle, birbirinin üzerine bine bine büyüyor ve artık konuşan hiç kimsenin duyulmayacağı, sadece konuşuyor olarak kalmanın hainlikle suçlanacağı bir cehenneme dönüşüyor memleket.' dedi.

İşte Ece Temelkuran'ın konu ile ilgili yazısı:

Mars’ta namaz kılabilirim!

Brecht’in ‘Üç Kuruşluk Operası’ndan alınma ‘İnsan ne için yaşar?’ sorusu İstanbul Bienal’inin temel meselesi değil sadece, senin de benim de meselem. Hiç sormasak da, düşürsek de hatta yere, hiç görmesek de gitmesek de yani, o soru bizim sorumuzdur.

Bu memleket, başka sorular için olduğu gibi bu soru için de ikiye bölünüyor ortasından. Çatır çatır. İnsanlar tek tek ikiye bölünüyor ortalarından bu memlekette bu soru yüzünden.

Bayrak ve minare arasına sıkıştırılmış bir tuhaf çıkmazda birbirinin gürültüsünü bastırmaya çalışıyor kalabalıklar. Onuncu Yıl Marşı’nı bağıra çağıra söylüyor mikrofonlar. Ezanlar megafonlardan bir sağır ülkeye seslenir gibi bağıra çağıra kanonluyor şehirleri. Duyulmamak telaşı ne ölümcül şey...

Her tepesine istinasız bayrak dikilmiş bir ülke burası. Yeni işgal edildi ya topraklar, öyle bir hınç, öyle bir hırs. Ezan bu memlekette yeni keşfedildi ya, öyle bir yırtmak boğazı, sanki Tanrı’nın bağırmaya ihtiyacı var gibi. Gürültü böyle, birbirinin üzerine bine bine büyüyor ve artık konuşan hiç kimsenin duyulmayacağı, sadece konuşuyor olarak kalmanın hainlikle suçlanacağı bir cehenneme dönüşüyor memleket.

Bu soysuzlaştıran gürültünün en kırılgan kurbanı çocuklar. İnsanlık tarihi çocukları öğüterek işleyen bir makine nasılsa. Her iki cephe de çocuklara kendini ezberletiyor. Bir tür hayatta kalma hıncıyla üstelik, çocuk beyinlerine abanıyor ezberler. Bir tarafta vatanın ölümle ilgili olduğunu ezberliyor çocuklar, öteki tarafta Allah’ın korkuyla ilgili olduğunu. Çocuklar ne çok korkuyorlar bu ülkede ve iki cephede de ne çok ölümden söz ediliyor.



Çocuklar ne için yaşıyor? O zaman bu ülkede çocuklar ne için yaşıyor?

Beyrut’ta bir kitapçıda bu fotoğrafı çektim. Hiçbir Kemalist ima yoktur bu yazıda da bu fotoğrafın yayımlanmasında da, ona göre! Sadece çocukların insanlığın en korunmasız kurbanları olmalarına dair bir şeyler geçti aklımdan. Dinin ve milliyetçiliğin çocukları nasıl birer boş levha gibi kullandığı geçti aklımdan. Bu iki ‘bilginin’ ayrıcalığı da bu değil mi zaten? Çocuk beyinlerine en erken yaşta girme ayrıcalığına sahip oldukları için, insanın içine, sanki doğuştan getirdikleri bir bilgiymiş gibi yerleşme ayrıcalığına da sahipler. İnsanın bayrak için, ezan için yaşadığını düşünmesini sağlama ayrıcalığı bu.

İnsan Mars’ta namaz kılmak için mi yaşar? İnsan bayrağı gördüğü her tepeye dikmek için mi yaşar?

Bu insan hiç mi bilmez insanın aslında ekmek için ve sevilmek için yaşadığını? Dünyanın bu ikisi etrafında döndüğünü ne zaman öğrenecek bu çocuklar? İnsan olmayı nerede, hangi ülkede, kim öğretecek bu çocuklara?
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2009, 12:13:18 Gönderen: iRFaN » Logged

Çetin35

{ Sadâret }
***

Puan : 290
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5.015


http://img528.imageshack.us/img528/6914/2066677756


« Yanıtla #1 : 26 Eylül 2009, 12:44:28 »

İnsanın yaratılış hikmeti ve zengin donanıma sahip olması ise; her zaman, her dakika her şeyi yaratan ALLAH’a  iltica ve yalvarmak ve hamd ve şükür etmekdir.
Logged

Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur
Bursavii
Bir KaranLIK geLiyor yokLuğunun ardından. Ne zaman güne$ batsa bu son gecem diyorum. Vazgeç yaLan dünyanın köhne saLtanatından. Yeti$ir bunca keder bunca eLem diyorum. Bu ne bitmez ayrıLık, bu ne bitmez özLem diyorum...
{ Ülâ }
*******

Puan : 118
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2.658



« Yanıtla #2 : 26 Eylül 2009, 12:57:49 »

Bu tùr yazilari okuyunca kan beynime sicriyor. Rabbim hepimize suur versin.
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2009, 14:50:56 Gönderen: Bursavii » Logged

Alıcı ol, satıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol ama BÖLÜCÜ OLMA!!!
yaradaş
Yalnızım diye üzülmüyorum;çünkü biliyorum yalnız insanın ihanet edeni de olmaz...
[ Sancak Beyi ]
******

Puan : 118
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.844


geçen gün ömürdendir


« Yanıtla #3 : 26 Eylül 2009, 18:21:42 »

kendisi ve ailesi sormuşlar heralde insan ne için yaşar diye ve bu kadın böylece çıkmış ortaya...
yok artık diyorum...
Logged

Talip olmak hoştur ama,dengin bulmak başkadır başka...
Bursavii
Bir KaranLIK geLiyor yokLuğunun ardından. Ne zaman güne$ batsa bu son gecem diyorum. Vazgeç yaLan dünyanın köhne saLtanatından. Yeti$ir bunca keder bunca eLem diyorum. Bu ne bitmez ayrıLık, bu ne bitmez özLem diyorum...
{ Ülâ }
*******

Puan : 118
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2.658



« Yanıtla #4 : 26 Eylül 2009, 19:42:27 »

kendisi ve ailesi sormuşlar heralde insan ne için yaşar diye ve bu kadın böylece çıkmış ortaya...
yok artık diyorum...
Bu tùr insanlar dinden imandan ne anlar. Tek bir seyi anliyorlar heralde.
Logged

Alıcı ol, satıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol ama BÖLÜCÜ OLMA!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: