Zulüm bir acziyet halidir. İnancına, bilgisine, asaletine güvenmeyenin tahammülü, hoşgörüsü, adaleti ve özgüveni eksik olur.
erol.erdogan@10yazar.comKendini eksik hisseden ise kuralları kendi lehine sonuç doğuracak şekilde belirleyerek nakısasını kapatmaya çalışır.
Kendince kurallar koyanlar, bir süre sonra tanrılaşmaya ve firavunlaşmaya başlar. Firavunlaşan acizlerin elindeki tek güç ise zulümdür. Zulüm onların olağan davranış şeklidir. O habis ruhlara bir süre sonra zulüm yetmez, vahşete ve katliama yönelir.
Katliam, acizliğin çılgınlık hali ve habisliğin zirveye ulaştığı noktadır. Zirveye varan acizlik için yapacak bir şey yoktur. Onun için ancak lanet vardır.
Tanrılaşan bir zalimi ancak yaratanın ve yaratılanın laneti iflah edebilir. Zalimin iflahı ise zulmünün veya bizatihi kendisinin itlafıdır.
*
Mazlumla dostluk, insan olmanın başlangıcıdır. Mazluma dost olamayanın şahadeti, ibadeti ve duası eksik olur.
Zulme uğrayana dost olmanın ilk adımı ise zalime açıkça karşı durmaktır. Zalime sözüyle, nefretiyle, gücüyle karşı durana melekler, insanlar ve tüm insaf sahibi yaratılmışlar yardım eder. Onun için aslında zalim güçsüzdür, korkaktır, cahildir.
*
Doğu Türkistan bizim için herhangi bir bölge değildir. Orası bizim dilimizin ve dinimizin ocağıdır. Satuk Buğra Han’ın, Yakup Han Bedevlet’in, Kaşgarlı Mahmut’un, Yusuf Has Hacib’in, İsa Yusuf Alptekin’in toprağıdır.
*
Malcolm X gibi söylemeliyiz.
“Bir şiir ateşle.
Bir yumruk yükselt.
Sesini yükselt.
BİR ÇOCUK YETİŞTİR.
Bir maske tak.
Duvara bir slogan yaz.
Şehitleri an.
Bir hayal kur.
BİR BARİKAT KUR.
Tarihine sahip çık.
Sokaklara sahip çık.”