Bursa İmam Hatip Liseleri Mezunlari ve Mensuplari Forumu
Duyurular: Forum da herhangi bir şekilde sizi ve başkalarını rahatsız eden üyeleri (varsa kanıtları ile) adminlere özel mesaj veya mail aracılığı ile bildiriniz...
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 23 Mayıs 2012, 02:53:08


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Bursa İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Forumu - www.bursaihl.com

bursaimamhatip adlı kişiyi Twitter'da takip et - Paylaş
www.bursaihl.com Bursa İmam Hatip Liselerinin resmi web sitesi değildir.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 20 yıla bedel 2 yıl  (Okunma Sayısı 105 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çetin35

{ Sadâret }
***

Puan : 290
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5.015


http://img528.imageshack.us/img528/6914/2066677756


« : 28 Aralık 2008, 08:36:18 »

Moldova'da iki sene adanmışlık ruhu ile hizmet veren eğitim gönüllüsü öğretmen Barış Bey diyor ki:
"Çalıştığım okul Gagavuzya özerk bölgesindeki Çadır Lunga şehrinde bulunmaktadır. Gagavuzlar bütün gelenek ve görenekleri ile Anadolu Türklerine çok benzemektedir. Birkaç misal verecek olursam: Misafiri kapıda karşılarlar, kapıya kadar uğurlarlar. Sezonuna göre mutlaka yiyecek veya içecek cinsinden elinize bir şey tutuştururlar. İlkbaharda meyvelerden, yazın sebzelerden, sonbaharda ise birkaç şişe yeni marul içkisi mutlaka size yolluk olarak verirler. Gagavuzların Anadolu Türk'ü olduğunun en büyük göstergesi olarak, soyadları verilebilir. Mesela adı Alexandır, soyadı Paşalı, adı İvan, soyadı Çoban vs. bunun gibi yüzlerce misal verilebilir. Gagavuzlar sima olarak bize çok benzerler. Öyle Gagavuzlar var ki sanki onları görünce, Türkiye'de bir ikizi varmış gibi hissedersiniz."

"Komşumuz Rus teyze Türkler kiracı geldi diye duyunca hemen onun ve bizim kiraladığımız evin arasındaki kilimi ve oradaki diğer eşyalarını topladı. Ben bu olaya çok üzüldüm. İki ay sonra ailemi getirdim. Eşime dedim ki, 'Hanım bu komşumuz Rus teyze bizlere böyle şeyler yaptı. Sen evde pasta, börek, çörek ne yaparsan mutlaka teyzemize ikram et. Ona tam bir evladı gibi davran.' Hanım saygısını ve sevgisini göstermeye başladı. Rus teyze, hanımın bu tavrı karşısında önce eskimiş kilimi, derken diğer eşyalarını eski yerlerine koymaya başladı. Rus teyze artık bizim bebek ağladığı zaman hemen kapıya geliyor (kendisi emekli bir hemşire olduğu için) 'Çocuğa ne oldu? Hasta falan mı?' diyerek bizimle ilgileniyordu. Bizim hanım Rusça bilmiyordu kadın da Türkçe bilmiyordu ama anne-kız gibi çok güzel anlaşıyorlardı."

"Yine 2006 yılında Moldova'da çok serin ve soğuk bir kış olmuştu. Evde derece eksi otuzu göstermişti. Sitemizde sular üç hafta dondu. Evimizde iki çocuk olunca, bulaşık, temizlik, su ihtiyacı had safhada idi. Eve üç hafta su taşıdım ama bana bu üç hafta, Allah şahit üç gün gibi geldi. Moldova'dan önce Konya'da çalışıyordum. Evin karşısındaki tatlı su çeşmesinden su getirmeye eriniyordum. O üç haftada hiç usanmadım, erinmedim."

"Moldova'da mutfakta kullandığımız bazı malzemeleri Türkiye'den getirmemiz gerekiyordu. Biz izinden dönerken bir çantayı gıda çantası yapıyorduk. Götürdüğümüz gıda bize iki-üç ay yetiyordu. O kadar da misafirimiz geliyordu. Türkiye'ye gelince, Allah'ın Moldova'da bizlere ayrı bir bereket verdiğini hanımla birlikte anladık."

"25 Mayıs 2006 tarihinde okulumuzun mezuniyet törenine Türkiye'den bir grup sponsor işadamımız gelmişti. Dört ağabeyi yanıma alarak şehir turuna çıktık. Gezdikten sonra onlara ikram için bir kafeteryaya oturduk, garsona çayları sipariş ettik. Getirirken garson çayları yanlışlıkla çay tabağına döktü, bizimkiler garsonun bu davranışına tebessüm ederek 'Olur böyle şeyler' dediler. Biz çayları içtik, ben parayı ödemeye gittim. Garson "Parayı almayacağım, benim ikramım olsun." dedi. Ben şaşırdım çünkü Moldova fakir bir ülke olduğundan 50 kuruş için 20 YTL'yi bozdururlar. Ben çok ısrar ettikten sonra sordum 'Niçin parayı almıyorsunuz?' dedim. Garson dedi ki 'Benim hata yapmam karşısında hiç böyle tebessüm eden insanlar görmedim ömrümde.' Ben zorlayarak yarı parasını ancak kabul ettirdim."

Yaşanan güzellikler, insan ruhuna işte böyle tesir eder. Barış Bey "Moldova'da iki sene kaldım ama yirmi yıla bedel." diyor. Gerçekten mühim olan, yaşanan zamanın dolu dolu olmasıdır...

 
                                                                                          ABDULLAH AYMAZ
Logged

Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur
aydın07

{ Ülâ }
***

Puan : 178
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2.100



« Yanıtla #1 : 29 Aralık 2008, 09:41:49 »

Rus kadına yaptığı bile başlıbaşına büyük bir olay.Ne mutlu o Alperenlere.

 aro
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: